düğün masa süsü

Düğün Fotoğraflarında Trendler Takip Edilmeli Mi?

Düğün fotoğrafçılığında her sene farklı bir trendin oluştuğunu belki sizler de fark etmişsinizdir. Peki bu trendlerin cazip olmalarının sebepleri nelerdir, ömürleri ne kadar sürer, ve en önemlisi, düğün fotoğrafçılığındaki trendler takip edilmeli midir?

Öncelikle trendlerin neden ve nasıl oluştuğuna bakalım. Yıllar önce Türkiye’de düğün fotoğrafçılığı stüdyoların dışına çıkıp özgürleştiğinde, bazı alışkanlıklar da yıkılmaya başlandı, ama bu özgürlüğün yaygınlaşması ve düğün fotoğraflarında “dış çekim” ve “düğün hikayesi” taleplerinin oluşması birkaç yıl aldı (“Dış çekim” ve benzeri terimleri daha önceki yazımda sorgulamıştım, tekrar bununla canınızı sıkmak istemem :)).

Sonrasında bir süre boyunca, özellikle fotoğrafçılar her mekanda çok güzel fotoğraf çekilebileceğini farkedene kadar, İstanbul’da “dış çekim” için kullanılan mekanların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyordu. Durum böyle olunca, neredeyse evlenen her çiftin ya Fenerbahçe Parkı’nda, ya Emirgan Korusu’ndaki köprüde, ya da Koç Müzesi’nde bir klasik otomobilin üstünde fotoğrafları oldu. (Gerçi ilk zamanlarda kullanılan bu mekanlar hala bir çok çiftin ve fotoğrafçının ilk aklına gelen yerler olmaya devam ediyor)

gelin damat dış mekan çekimi

Kısa süre sonra, fark yaratmak isteyen fotoğrafçılar değişiklik arayışına gitmeye başladılar. Genelde eğlenceli aksesuarlar kullanarak klasik pozların dışına çıkılmaya çalışıldı. İlk zamanlardaki yaratıcı fikirler arasında balonlar, boks eldivenleri, şemsiyeler öne çıkıyordu.

İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Bu çok farklı, sıradışı, eğlenceli fotoğrafları gören diğer çiftler, aynı fotoğrafları kendi düğünleri için de istediler. Evet bu fotoğraflar çok eğlenceliydi, ama bu sefer de bir dönem her çiftin düğün fotoğraflarında demiryolları, kırmızı bir şemsiye, kocaman kalp şeklinde gözlükler, iki kişinin içine sığabileceği kadar büyük boş bir metal çerçeve boy göstermeye başladı. O dönemin trendi ilginç aksesuarlardı.

kanada düğün fotoğrafı

Buraya kadar okumaya devam ettiyseniz, (öncelikle teşekkür ederim 🙂 ) trendler konusundaki görüşüm size netleşmeye başlamış olmalı. Trendler ilk zamanlar keyifli olsa da bir süre sonra tekdüze ve sıkıcı olmaya başlıyor. Peki ama neden böyle düşünüyorum? Bunun cevabı biraz da düğün fotoğraflarının amacında gizli.

Yıllar öncesinden bu yana düğün fotoğrafçılığının amacı, o özel günü belgelemek, 20 yıl sonraki kendimize o özel günümüzü hatırlatmaktır. Nesil değiştikçe çiftlerin farklılık arayışlarına cevap olarak bu tür trendler gelişti, yaşandı, ve yerini yeni trendlere bıraktı. Oysa düğün fotoğrafları, ömür boyu saklamak isteyeceğimiz, birkaç yıl içinde anlamını yitirmemesi gereken, modası geçmeyecek değerler değil mi? 4-5 yıl önce boks eldivenleriyle, şemsiyelerle çekilen gelin-damat fotoğraflarını bugün görüyor muyuz? Görmüyorsak, bunların artık modasının geçtiğini, ya da yakın bir gelecekte geçeceğini söylemek yanlış olur mu?

mumlu düğün süsleri

Zamanında yaratıcı fikirli birkaç fotoğrafçı bu ve benzeri fikirleri ürettiklerinde, eminim ki amaçları o tarihten itibaren fotoğrafladıkları her çiftin eline birer balon tutuşturmak, ya da şemsiye altındaki çift fotoğraflarıyla dolu yüzlerce albüm oluşturmak değildi. Sadece o zamanki spesifik bir çiftin karakterini en iyi yansıtacak fotoğrafların bunlar olduğunu kurgulamışlardı. Ancak bu tür fotoğraflar modaya dönüştü. Ve biliyoruz ki her moda bir gün geçiyor.

Düğünlerin diğer unsurlarında dönem dönem farklı trendlerin olması ve takip edilmesi elbette çok hoş, ve günümüz çiftlerinin beklentilerine çok uygun. Bu yılki düğünlerin modası dilek fenerleri uçurmak olabilir, başka bir yıl mini gelinlikler modadır, başka bir dönem ise kocaman bir düğün pastası yerine küçük tek kişilik tatlılar, ya da after party’lerde shot servisi yapan hostes kızlar trend olur. Ama dikkat ederseniz bunların hepsi düğün günü ve sonrasında tüketilip gider, dolayısıyla trend olmaya yatkın unsurlardır.

Oysa bence düğün fotoğrafları, düğün planındaki diğer bir çok kalemin aksine, tüketilmeyen, kalıcı olan, dolayısıyla yıllar sonra bile etkisini koruması, trendlere çok da takılmaması gereken bir unsur. Elbette fotoğraflarda da yaratıcı ve farklı fikirler her zaman değerlidir. Ancak bu fikirler fark yaratma noktasını aşıp standartlaşmaya başladığında, günümüzde artık kimsenin tercih etmediği “stüdyoda çekilen gelin-damat fotoğrafları”nın sıradanlığını andırmaya başlamıyor mu? Ama belki bir farkla; internet çağında yeni nesil çiftlerin trend fotoğrafları sıkıcı bulmaya başlaması, stüdyo fotoğraflarını sıkıcı bulmaya başlamaları kadar uzun sürmez.

Erkin Ağsaran

Erkin Ağsaran

Belgesel fotoğrafçı, planör pilotu, gezgin, müziksever, .... Düğün fotoğraflarının da anlamlı ve kalıcı olabileceğinin kanıtı olan fotoğraflar çeker. "Belgesel düğün fotoğrafı" terimindeki "belgesel" kelimesinin ne anlama geldiğini bilen Türkiye'deki ender fotoğrafçılardan.

Bir Cevap Yazın