001

İstanbul Trash the Dress çekimi

001

Uzunca bir süredir bloğu güncelleyemedim. Bunun nedeni elbette ki ilkbahar aylarından itibaren hız kazanan düğün çekimleri. Terim yerindeyse bir düğünden diğer düğüne koşuştururken websitesini güncellemeye hiç fırsatımız olmadı. Düğün çekimlerinin yanı sıra özellikle son dönemde daha da yaygınlaşan “Save the Date” ve “Trash the Dress” çekimleriyle ayrı bir yoğunluğumuz var.

Yurdum topraklarında gün geçtikçe özellikle belli kesim tarafından fotoğraf sanatına olan ilgi artışı ve bakış açısının değişmesini memnuniyetle izliyoruz. Fotoğrafı sadece “Şurada suratlarımızda yapay bir gülümsemeyle 2-3 poz verelim de aradan çıksın.” diye düşünenlerinin yanı sıra, bu işin böyle olmamasını isteyenler de var artık. Fotoğraflarına yıllar sonra baktıklarında dahi, yüzlerinde gülümsemeyle anılarını tazelemek isteyen çiftler git gide artıyor. Buna zaman, bütçe ve enerji harcanıyor ve elbette ki çıkan sonuç tüm çabalara değiyor.

Ben ve ekibim de daha özel ve orijinal fotoğrafların peşinde olan çiftlerimiz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu işin sadece bir düğmeye basmaktan çok daha öte olduğunu dilimiz döndüğünce anlatıyoruz. Çiftlerimizle çekim öncesi ön toplantı yapıyoruz. Bu toplantıları çok önemsiyoruz. Çünkü çiftler çekim günü kendilerine doğrultulan objektiflerin arkasındakileri tanıyınca herşey çok daha rahat ilerliyor. Böylece ben ve ekibim yabancı bir yüz olmaktan öte bir tanıdığa dönüşüyoruz. Bu toplantılarda ayrıca ben de çiftimin neler istediğinizi öğreniyorum. Çifti tanıyarak çekimi onlara göre şekillendiriyorum. Ayrıca çekimde kullanılacak aksesuvarlardan, çekim lokasyonuna ve hatta kıyafet kombinasyonlarına kadar tüm detayları belirliyoruz. Ben bir fotoğrafçı olarak profesyonel görüşümle nelerin fotoğraflarda iyi çıkacağına göre önerilerde bulunuyorum ve her detayı birlikte şekillendiriyoruz. Yani bir fotoğrafçı olmanın ötesinde styling ve hatta lojistiğe kadar tüm desteğimizi veriyoruz 🙂

Çıkan sonuç da elbette her iki taraf için oldukça tatmin edici oluyor.

Aşağıda fotoğraflarını göreceğiniz çiftim ise sevgili Hande ve Özgür. Düğünlerinden sonra hem gelinlik ve damatlıkla, hem de yine ortaklaşa belirlediğimiz bir kombinle bir nevi düğün sonrası “Trash the Dress” çekimi yaptık. Özgür bana telefonla ulaştığında, kendilerinin düğün fotoğrafçısı aradıkları dönemde bir kaç farklı arkadaşından hep benim ismimi tavsiye ettiklerini anlattı.Bu durum tabi beni gururlandırsa da bunda her ikimizin de metalci oluşumuzun etkisi de var:) “Türkiye’de evlenen tüm metalcileri ben fotoğraflayacağım.” gibi bir iddiam da var hatta:) Şaka bir yana Özgür ile onlarca ortak arkadaşımız olmasına karşın böyle bir sebeple tanışıyor olmamız da ilginç oldu. Neyse ki zaten aynı frekanslarda olduğumuzdan-bir de üstüne üstük Hande de benim gibi İzmirli çıkınca;)- birlikte çekimden öte güle oynaya çok keyifli vakit geçirdik.

Künye;

Gelin;

Gelinlik: White & White Moda @Kadıköy (modelin tasarımı Hande’ye ait)

İncili taç:  Astuğ gelinlik aksesuar @Kadıköy

Buket çiçek ve çiçekli taç: Aden Çiçek Dizayn

Ayakkabı: Keyman Design @Nişantaşı (özel tasarlandı)

Damat;

Gömlek, papyon ve kemer: Pierre Cardin,

Ceket ve pantolon: Zara

Ayakkabı: Fred Perry

Yazan: Derya Engin / www.deryaengin.com

002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033

Derya Engin

Derya Engin

İflah olmaz bir "sonbahar" aşığıyım. Her sonbahar etrafımı saatlerce hayran hayran seyredip "Şu yaprakların rengine, bulutların grisine bak, çok güzeeeeel!" derim. Kedileri pek severim ama köpeklere karşı da boş değilim.. Saçımı siyaha boyarım, evimin duvarlarını beyaza. Kıyafetlerim mordur ama en sevdiğim renk sarı. Üzerinde baykuş ve kurukafa olan herşeyi satın alma eğilimindeyim. Yaz kış demem güne Türk kahvesi ile başlar, çay ile devam ederim. Hızlı bir çay içicisiyim. İyi bir metal dinleyicisiyim. Metal dinlemediğim zamanlar genelde jazz, etnik müzik veya yağmur sesi dinlerim. Amatör gurme, profesyonel gezginim. Gittiğim yerlerde hikaye anlatan fotoğraflar çekmeyi severim. En çok da düğün ve doğum fotoğrafı çeker ve her seferinde çiftlere beni de bu özel günlerine dahil ettikleri için içten içe minnettar olurum. Bir de bu güzel insanlarla tanıştığım ve arkadaş olduğum için kendimi çok şanslı sayarım. Ayrıca bir "iyi,temiz,adil gıda" aktivistiyim. Çarpık endüstriyel gıda pazarına karşıyım, TEMA gönüllüsü ve Slow Food üyesiyim.

Bir Cevap Yazın